Sürüş Teknikleri Eğitiminde Verilen Dersler

Trafik Eğitim Araştırma Dairesi Başkanlığı’nca, başta Devlet Büyükleri olmak üzere, tüm trafik ve operasyonel amaçlı araçları kullanmakta olan personelimizin operasyonel sürücülük deneyimlerini arttırarak trafik kazalarına karşı korumak, ayrıca kaza analizi konusunda iz ve delillerin incelenerek kusurlu davranışları ve bu kusurlu davranışları yapanların belirleneceği eğitimlerin de verilmesi amacıyla, Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde Sürüş Teknikleri Merkezi pisti inşası çalışmaları tamamlanmıştır.

Bu projeyle, bir yandan trafik kazalarını ve sonrasında ölen veya yaralanan personelin sayısını azaltmak, öte yandan AB üyesi ülkelerde yıllardan beri yapılmakta olan ileri düzey sürücülük eğitimlerinin, ülkemize ilk kez Teşkilatımız tarafından getirilmesi sağlanmıştır. Bu eğitim modeli ve eğitim pistlerinin başta Motorlu Taşıt Sürücü Kursları olmak üzere diğer kurumlar ve özel kuruluşlar için bir örnek olacağı öngörülmekte, gerekli onayların alınması halinde hafta sonları motor sporları ile ilgilenen dernek, federasyon ve vatandaşlarımıza da hizmet vermesi planlanmaktadır.

Trafik birimlerinde çalışan personelden yararlanarak merkez için özel bir eğitici kadrosu oluşturulması planlanmış ve bu amaçla 2004 yılı Mayıs ayı içerisinde aşamalı olarak Sürüş Teknikleri Eğitici Eğitimi düzenlenmiş ve çeşitli rütbelerde 9 personelimiz eğitici olarak yetiştirilmiştir. Bu eğiticilerimizden faydalanılarak 2004 yılı Haziran ayında ilk eğitimleri başlanmış ve devam edilmekte olup aktif olarak sürücülük yapan 382 personelimiz eğitimi tamamlamıştır.

Sürüş teknikleri eğitim merkezinin faaliyete geçmesinden itibaren, 2004-2005 yıllarında 3000’e yakın personelin eğitilmesi planlanmaktadır.
http://ad.hepsiburada.com/advEngine.aspx?accountID=41df1820-2207-41ef-9d10-c8b14aedc6f6&categoryID=24&sizeID=8

SÜRÜŞ TEKNİKLERİ EĞİTİM MERKEZİNİN

Eğitim Merkezi 1000 m. x 120 m. = 120 dönüm olup, 46.000 m². asfalt alana sahiptir,

Eğitim Merkezi Pistimizin Toplam Uzunluğu 2.950 m. dir. 17 m. genişliğe sahip Merkez Pist 720 m. Uzunluğunda olup, 13 m. genişliğindeki Çevre Pistimizin Uzunluğu da 2.000 m. dir

Eğitim Merkezi Pistimizin Aliyman uzunluğu 750 m., Boyuna maksimum iniş eğimi % -11.95 ve Boyuna maksimum çıkış eğimi % -9.50 olup, Enine maksimum eğim % 6.5 tir.

GÜVENLİ SÜRÜŞ TEKNİKLERİ NEDİR-NE DEĞİLDİR?

GÜVENLİ SÜRÜŞ TEKNİKLERİ NEDİR?

Sürücünün sürüşün her anında

Araca tam olarak hakim olması,

Araç dışında gelişen olaylara en seri şekilde cevap vererek;

Aracın doğru yerde,

Doğru pozisyonda ve

Olması gerektiği sürede

İntikalini en güvenli şekilde sürücü tarafından sağlanması

sürücünün aracı ve

Aracın limitlerini, aracın sürücüyü tam olarak TANIMASIDIR.

GÜVENLİ SÜRÜŞ TEKNİKLERİ NE DEĞİLDİR ?

Hız limitlerinin aşılması,

Emniyet kemeri takılmaması,

Uykusuz ve yorgun yola çıkılması,

Diğer yaya ve sürücülere saygısız davranılması

Kaza yapmak,

Yaptırmak,

Yaralanma,

Maddi hasar hatta

Ölüme sebebiyet değildir.

Aracımda ABS, ASR, SRS, AIR BAG vs. Güvenlik sistemlerim var nasıl olsa diyerek limitleri zorlamak hiç DEĞİLDİR.

SÜRÜŞ TEKNİKLERİ EĞİTİM MERKEZİNDE VERİLEN EĞİTİM KONULARI

1- EMNİYET KEMERİ

Dizaynı Trafik Eğitim ve Araştırma Dairesi Başkanlığımızca yapılmış olan Emniyet Kemeri Simülasyon Aracımız ile; Kaza anında araç içindeki şahıs ve cisimlerin aldığı pozisyonlar görsel olarak değerlendirilmekte ve emniyet kemerinin sağladığı faydalar eğitime katılanlara uygulamalı olarak; 360º derecelik kademeli yanal taklalar attırılarak gösterilmektedir. Böylelikle bire bir takla anını yaşayan katılımcılara emniyet kemeri takma alışkanlığının gerekliliği daha çarpıcı şekilde gösterilebilmektedir.

http://ad.hepsiburada.com/advEngine.aspx?accountID=41df1820-2207-41ef-9d10-c8b14aedc6f6&categoryID=24&sizeID=8

2-SÜRÜCÜNÜN ARAÇ İÇİNDE VE DIŞINDA YAPMASI GEREKEN KONTROLLER

Araç dış ve iç kontrollerine değinilerek, araca binmeden önce sürücünün kendi ve araç yolunu paylaştığı diğer kişilere karşı olan maddi ve manevi sorumluluklarına dikkat çekilmekte;

Sürücülere araçtan ayrı oldukları süre içerisinde, araçlarında herhangi bir hasar oluşup oluşmadığının kontrolü ile kasko/sigorta vs. konuları ile ilgili araçlarını yerinden oynatmadan, durumu ilgililere bildirme imkanına sahip oldukları,

Araçlarına terör maksatlı bir müdahale olup olmadığı gözle kontrolün ve çocukların oyun maksatlı araçlarının tekerleklerinin önüne koyabilecekleri çivi vs materyallere karşı kontrollerin önemi,

Araçlarının yolda daha iyi tutunmasını sağlayan, fren mesafesini ve direksiyon hakimiyetlerini daha iyi sağlayan tekerlek hava basıncı ayarının nasıl olması gerektiği anlatılarak,

Araçlarının alt kısmının kontrolünde; herhangi bir sebeple tekerleklerinin iç kısımlarından – motor altından yere akan sıvı veya sarkan bir materyal olup olmadığının üzerinde durularak, tespit edilen bir konu varsa daha yola çıkmadan tedbir alınmasının uygunsuz bir yerde ve şekilde yolda kalmayı engelleyeceği gerçeğine parmak basılır. Bu arada aracın sıvı seviyelerinin(Yağ – Su – Hidrolik Fren Yağı vs.), aracın aydınlatma ve ikaz donanımların da kontrollerinin önemi iletilir.

Sürücünün araca bindiğinde ilk etapta koltuk ayarını yapmasını gereği, koltuk yükseklik ayarının, diz kırılma acısının, sırtlık ve başlığın önemi ile direksiyon ayarı yapıldıktan sonra direksiyon tutuşunun sürüşe etkilerinin üzerinde durulur.

Ayna ayarlarının nasıl olması gerektirdiği ve sağladığı faydalar uygulamalı olarak verilir.

http://ad.hepsiburada.com/advEngine.aspx?accountID=41df1820-2207-41ef-9d10-c8b14aedc6f6&categoryID=24&sizeID=8

3- PANİK FRENAJ

Sürücülere, oluşabilecek kaza riskleri sırasında kazalardan kaçınma hareketlerini yapma fırsatı sağlayacak Panik-Ani frenlemenin ne demek olduğu ile ideal panik frenlemenin nasıl yapıldığı uygulamalı olarak gösterilmektedir.

İlk etapta eğitici olarak seçilerek yetiştirilen personelimizin ve eğitimlerimize katılanların da Panik Frenlemenin nasıl yapıldığını bilinmediği ve neredeyse hiç uygulanmadığı ortaya çıkmış olup, verilen Panik Frenaj eğitiminin faydaları daha ilk derslerde görülmeye başlanmaktadır.

Değişik Sürtünme katsayılarına sahip ıslak asfalt, folyo yardımı ile oluşturulan buzlu zemin özelliğine sahip yol ve yarı buzlu yarı asfalt pistlerinde panik frenaj ve etkileri gösterilmekte, bu ve benzeri zeminlerde (mıcırlı-kumlu yollar gibi) önlerine çıkan ani bir engelle karşı nasıl hareket etmeleri gerektiği verilmekte, ABS gibi Sistemlerin özellikleri ile sağladığı imkanlar anlatılmaktadır.

Uygulamalar panik frenajın refleks haline getirilmesine yönelik olarak yapılır.

4-YAKIN TAKİP

Sürücülere, şehir içerisindeki takip mesafesinin ne kadar önemli olduğunun uygulamalı olarak anlatılarak, sıkça yaşanan yakın takipten kaynaklanan kazaların önlenmesini amacıyla, bire bir eğitime katılanlarla uygulama yapılarak yakın takip esnasında üç araçtan en öndeki aracın önüne çıkan ani bir engelde takipteki araçların birbirlerine ne düzeyde çarparak kazanın ne boyutlarda olabileceği anlatılmaktadır.

http://ad.hepsiburada.com/advEngine.aspx?accountID=41df1820-2207-41ef-9d10-c8b14aedc6f6&categoryID=24&sizeID=8

5- SLALOM

Sürücülere, koltuk – emniyet kemeri ayarı – direksiyon tutuşu ile bir omuz hareketinin araca hakim olmadaki öneminin göstererek, araca tam bir hakimiyetin nasıl sağlanacağının gösterilmesi amaçlanmaktadır. Araca hakimiyetin nasıl bir duygu olduğunun hissettirilmesi sağlanır ve parkur üzerinde belirlenmiş, belli mesafe aralıklarda bulunan trafik konileri aralarında “S” hareketi ile araca hakim olmanın; sürücünün kendi sınırlarını ve aracının sınırlarını da tanımasını sağlayacağı, böylelikle kendine güven duygusunun hangi kıstaslarda olması gerektiği iletilir.

6- SKEED CAR (ÖRÜMCEK –DANSÖZ ARAÇ)

El freni ile sabit hale getirilen arka tekerleklerin yüzey ile arasına yerleştirilen ve özel imal edilmiş çelik levha üzerine monte edilmiş dörtlü yardımcı ufak tekerlekli aparat sağ ve sol arka (çekiş gücü olmayan) tekerleklere takılarak oluşturulan kayma ve kaymaya karşı koyma tekniklerinin öğretildiği eğitim aracıdır.

Bu araç ile yapılan çalışmada amaçlanan; aynı veya farklı sürtünme katsayısına sahip zeminlerde (Örnek; Buzlu bir zeminde) seyreden sürücünün aniden aracının gidiş istikametini kaybederek savrulduğunu hissetmesi aracın kontrolden çıkması neticesinde yapması gereken hareketler uygulamalı olarak anlatılmalıdır.

7-AĞIRLIK TRANSFERİ

Genel olarak Viraj içerisinde araç içerisindekilerin hissetmiş olduğu dışa savrulmanın beklenmedik şekliyle aşırı derecede gerçekleşmesi durumlarında Slalom eğitiminden aldığı bilgiler yardımı ile ağırlık transferi olarak adlandırılan işlemin nasıl yapılması gerektiği gösterilir ve uygulamalı olarak yaptırılır. Ek olarak da şerit değiştirme mecburiyeti, panik fren uygulaması gereken senaryolara bir de eğim-meyilli yol parkuru da eklenerek konu daha çarpıcı şekliyle katılımcılara aktarılır.

8-YAYA SİMÜLASYONU

Bu eğitimin amacı, genellikle dar sokak araları veya görüş açısı yetersiz olan bölgelerde aniden, aracın gidiş güzergahı üzerine çıkan yayaların veya güvenlik kuvvetlerine karşı aniden pusu atma, yol kesme ….vs. hareketlerine karşı sürücülerin yapması gereken durma, kaçma, kurtarma, dönüş ve diğer hareket reflekslerinin kazandırılması ve gerektiği zaman kullanılabilmesi için uygulamalı olarak tekrarlanmasıdır.
http://ad.hepsiburada.com/advEngine.aspx?accountID=41df1820-2207-41ef-9d10-c8b14aedc6f6&categoryID=24&sizeID=8

S O N U Ç:

Tüm bu uygulamalı eğitimlerin sonucunda; kursiyerlerin sürücülük konusunda bilgi ve tecrübeleri yenilenerek, güvenli sürücülüğün nasıl olması gerektiği öğretiliyor ve doğru uygulamalar sürücülerin davranışlarında alışkanlık haline getirilmeye çalışılmaktadır.

Lpg Hakkında Faydalı Bilgiler

LPG Nedir?

Kelime anlamı Likit (Sıvı) Petrol Gazı olan LPG, ülkemizde de yoğun olarak kullanılan alternatif yakıtların başında yer almaktadır.

Bundan böyle Otomotiv Türkiye ekibi olarak siz sürücülerin LPG hakkındaki sorularınızı yanıtlamaya ve kamuoyunda yer alan “LPG tehlikeli bir yakıt mıdır?” sorusuna bu köşemizde yanıt aramaya çalışacağız.

LPG KULLANIMININ FAYDALARI

LPG Yüksek oktan sayısına sahiptir:

Normal benzine ve süper benzine oranla LPG daha yüksek oktan sayısına sahiptir; bu sayede motordaki yanma daha düzenli olur, motorun verimi artar.

LPG; Diğerine oranla motorların daha sessiz çalışmasını sağlar:
Karbüratöre ve enjektöre gaz halinde geldiğinden motor daha sessiz ve titreşimsiz çalışır.

LPG; Motoru temiz tutar ve ömrünü uzatır:
Asit ve karbon artığı bırakmadığından motorun ömrü uzar ve daima rahat çalışır.

LPG; Güvenlidir:
LPG kullanılan araçlardaki donanım ve depolar diğerlerine nazaran çok daha dayanıklı malzemelerden üretildiği için daha güvenlidir.

LPG; Çevre Dostudur:

LPG kullanan araçlar atmosfere daha az miktarda zararlı gaz bırakır. Bu da bizler için solunacak daha temiz bir hava ve daha yeşil bir çevre demektir.
http://ad.hepsiburada.com/advEngine.aspx?accountID=41df1820-2207-41ef-9d10-c8b14aedc6f6&categoryID=24&sizeID=8

LPG KULLANIMI MOTORA ZARAR VERİR Mİ?

LPG kullanan araçlarda tam tersi otogaz yanma neticesinde motorda asit ve karbon atıkları bırakmadığından motorun ömrünün uzun olmasına yardımcı olur. Silindirdeki yağ filminin yırtılması söz konusu olmadığından motor parçalarının ömrü uzar. Onların harcamaları azalır. Yanmanın tam yanmaya yaklaşması hava kirlenmesinde azalma sağlar. Motor verimi düşmez çünkü benzine oranla LPG daha yüksek oktan sayısına sahiptir. Bu sayede motordaki yanma daha düzeyli olur, motor daha sessiz çalışır ve verimi artar

Her kilogram yakıt başına verdikleri enerji miktarı yüksektir. 1858 kcal/kg havayla çok iyi karıştığından yanmanın verimi yüksektir. Karteldeki yağın incelmesi önlenmiş olacağından kilometresi 2-3 kat artmaktadır. Oktan sayısının yüksek oluşu nedeniyle de vuruntu önlenmiş olur.

http://ad.hepsiburada.com/advEngine.aspx?accountID=41df1820-2207-41ef-9d10-c8b14aedc6f6&categoryID=24&sizeID=8

Araç ile İlgili İşlemlerde Gerekli Evraklar

Belgeler ve Uygulamalar

» Hangi bilgilerin ruhsata işletilmesi gerekir ?

Araç üzerinde yapılan herhangi bir değişiklik 2918 sayılı Karayolları Trafik Yönetmenliği’nde belirtilen şartlar çerçevesinde olmak zorundadır. Bu kanun çerçevesinde aşağıdaki örneklerde olduğu gibi değişiklikler yapılamaz. Ruhsata işlenmez.

1. Orijinal ve TSE belgesi olmayan renkli cam.
2. Aracın ön tamponuna takılan ön muhafaza demirleri.

» Hırsızlık hasarlarında istenen belgeler

1. Çalınma Başvuru Tutanağı
2. Bulunamadı Yazısı (aracın bulunup bulunmadığına dair yazının alınabilmesi için çalıntı tarihinden itibaren 30 gün geçtikten sonra “asayiş şube müdürlüğü oto bürosu”na verilmek üzere şirketimizce tanzim edilen yazının teslim alınarak, araç bulunamadı ise bulunamadı yazısının alınması)
3. Aracın Faturası, Taşıt Alım Beyannamesi ve Makbuzları, Taşıt Pulu, Makbuzları vs.
4. Çalıntı Ruhsatı (aracın bulunamadığına dair Oto Masası’ndan alınan yazıların aracın kayıtlı bulunduğu Tescil Büro Müdürlüğü’ne teslim edilerek, eğer varsa ruhsat üzerinde bulunan haciz, rehin ve tedbir gibi her türlü kaydın sildirilmesi, vergi dairesi kaydının kapatılması ve “çalıntı” kaşesi basılmış tescil belgesinin alınması gerekmektedir.)
5. Poliçe Aslı ve Ödeme Makbuzları
6. Oto Asıl ve Yedek Anahtarı
7. Vekaletname

» Plaka değişimini gerektiren durumlar ve yapılacak işlemler

1. Başka bir ilden bulunduğu ile nakil olarak gelmesi durumunda
2. Plakaların eskimiş olması halinde
3. Plakaların çalınması veya kayıp edilmesi durumunda plaka değiştirilme zorunluluğu vardır.

Yukarıdaki işlemler için ilgili trafik durumlarında veya ilgili trafik müşavirliklerine başvurunuz.

http://ad.hepsiburada.com/advEngine.aspx?accountID=41df1820-2207-41ef-9d10-c8b14aedc6f6&categoryID=24&sizeID=8

» Sürekli sakatlık hasar anında istenen belgeler

1. Poliçe fotokopisi
2. Kaza zaptı aslının karakol tasdikli sureti (Kazanın ne şekilde olduğuna dair resmi makamlarca düzenlenmiş kaza raporu)
3. Daimi sakatlık oranını gösterir kati hastane heyet/doktor raporu
4. Gelir durumunu gösterir belge.

» Tedavi hasar anında istenen belgeler

1. Poliçe fotokopisi
2. Kaza zaptı aslının karakol tasdikli sureti (Kazanın ne şekilde olduguna dair resmi makamlarca düzenlenmiş kaza raporu)
3. Yapılan tedaviye ilişkin kati doktor raporu / hastane raporu yaralı adına düzenlenmiş,
4. Tedavi giderlerini belirten fatura asılları (ilaç faturaları, reçete ve ilaç küpürleri )
5. İş görememezlik durumlarında süreci gösteren doktor raporu
6. Tazminat doğrudan tedavinin yapıldığı sağlık kuruluşuna ödenecek ise kazazedenin yapılan tedavi ile ilgili masraflarının sigorta şirketince hastaneye ödenmesi konusunda yazılı izni.

» Yangın hasarlarında istenen belgeler

1. Poliçe fotokopisi
2. Vergi dairesinden borcu yoktur yazısı
3. Aracın vergi pulları
4. Rehinli ve ipotekli araçlarda bankadan alınacak DM
5. Muvaffakatname aracın ruhsatı
6. İtfaiye raporu
7. Görgü tespit tutanağı, ifade tutanağı
8. Hasarı görünütleyen fotoğraflar
9. Savcılıktan takipsizlik kararı.

» Zorunlu trafik sigortası hasarlarında istenen belgeler

1. Trafik poliçe fotokopisi
2. Kaza zaptı
3. Alkol raporu
4. İfade tutanakları
5. Görgü tespit tutanağı
6. Sürücülerin ehliyet ve ruhsat fotokopisi
7. Hasarı görüntüleyen fotograflar
8. Zorunlu trafik poliçesinden maddi hasarın ödendiğine dair ilgili sigorta şirketinden ibraname ekspertiz raporu fatura.

» Zorunlu trafik sigortası vefat hasar anında istenen belgeler

1. Poliçe fotokopisi
2. Kaza zaptı aslının karakol tasdikli sureti (Kazanın ne şekilde olduğuna dair resmi makamlarca düzenlenmiş kaza raporu)
3. Veraset ilami
4. Vukuatlı aile nüfus kayıt örneği
5. Defin ruhsatı / vefat muayene tutanağı
6. Gelir durumunu gösterir belge
7. Vefat eden kişi emekli ise, emeklilik dışı geliri mevcut olduğu taktirde bu geliri gösteren resmi belge.

http://ad.hepsiburada.com/advEngine.aspx?accountID=41df1820-2207-41ef-9d10-c8b14aedc6f6&categoryID=24&sizeID=8

Araç Hakkında Temel Kavramlar

Temel Kavramlar

» ABS (Anti Bloke Brake System) Kilitleme Önleyici Sistemi

Kilitleme önleyici sistemin görevi, kuvvetli frenleme sırasında tekerleklerin kilitlenmesini önlemektir. Yani tekerlekler kaymaya başlamaksızın kilitleme sınırına kadar frenlenmelidir. Bu husus otomobilin tüm özelliklerinde (kuru, buz kayganlığı) sağlanmalıdır.
ABS fren sisteminin fonksiyonu her türlü frenleme koşulu altında aracın;stabilitesini,direksiyon hakimiyetini,optimum şekilde frenlenmesini sağlamaktır.
Optimum şekilde frenlemenin anlamı, maksimum yol tutuşunu elde ederek frenleme mesafesini optimize etmektir.
Acil durumlarda fren yapmak gerektiğinde, sürücü;önüne çıkan bir engelden kaçabilmeli,virajlarda hakimiyeti kaybetmemeli,tekerleklerin yol tutuş seviyeleri farklı olsa bile direksiyon hakimiyetini kaybetmemelidir.
Fren mesafesinin azaltılmasının yanı sıra, ABS fren sisteminin en önemli avantajı, acil frenlemeler esnasında direksiyon hakimiyetinin kaybedilmemesidir. Aşırı hızın neden olduğu tehlikeler, hiçbir ABS fren sistemi tarafından telafi edilemez.
Sistemin Ana Parçaları
Devir Sayıcı Verici:
Devir sayıcı vericileri tekerleklerin dönme hızlarını ölçerler. Tekerleklerle beraber dönen disklerin dişleri sabit konumlu endüksiyon hissedicilerle alternatif gerilim üretirler. Bu alternatif gerilimler ise sinyal şeklinde elektronik kumanda cihazlarına iletilirler.
Devir sensörleri
Sürüş hızını, tekerleklerin hızlanmasını, yavaşlamasını ve kaymasını ölçer.
Sensörlerin çalışması özetle şu şekildedir:
Manyetik akış çizgileri, tekerlek ile birlikte dönen bir sinyal dişlisinin sensöre bakan dişlerine doğru yaklaşırlar. Dişin varlığına veya yokluğuna bağlı olarak, katı bir yüzeyden boşluğa geçilmesi manyetik akışta değişikliğe sebep olur. Bu değişiklik; sensör terminallerinde bir elektromotor kuvveti ve sonuç olarak da elektronik kontrol ünitesi için bir alternatif elektrik sinyali oluşturmaya yeterlidir.
Sensörün dahili elemanları (bobin ve daimi mıknatıs) tamamen koruyucu reçine içine yerleştirilmiş olup, plastik bir muhafaza ile çevrelenmişlerdir. Sensör muhafazasına monte edilen bir burç muhafazayı deformasyona maruz kalmadan bağlar. Sinyallerin doğru olarak elde edilebilmesi için sensörün ucu ile dişli arasındaki mesafe araç kataloğundaki değerlerde olmalıdır.
Elektronik Kumanda Cihazı
Elektronik kumanda cihazı, devir sayısı hissedicilerden sinyalleri alır değerlendirir ve tekerlek fren silindirindeki optimum frenleme için gerekli olan hidrolik basıncı hesaplanır. Kumanda cihazı hesaplanan değeri hidrolik üniteye aktarır.
Hidrolik Ünite
Hidrolik ünite manyetik supabı ve iletme pompası elektronik kumanda cihazı tarafından devreye sokulur. Böylece fren basıncı ihtiyaca göre tutulur, yükselir, azalır.
Sistemin Çalışması
Bir tekerleğin kilitleme tehlikesi doğar doğmaz bu tekerleğin devir sayısı düşer. Bunun için elektronik kumanda cihazı hidrolik üniteye ‘Fren hidroliğini çek’ komutunu verir. Bunun üzerine geri iletme pompası fren hidroliğini tekerlek frenleme silindirinden çekerek basınç tutucu üzerinden fren merkez pompası devresine iletir. Fren basıncının ortadan kaldırılması, tekerleğin kilitleme tehlikesini önler. Aynı anda tekerlek tekrar hızlanır. Elektronik kumanda cihazı tekerleğin yeniden kuvvetli bir şekilde frenlenebileceğini tekrar belirler ve hidrolik üniteye ‘fren hidroliğini gönder’ komutunu verir. Böylece manyetik supap üzerinden basınç tekrar yükselir. Ayarlama (düzenleme) süresi yeniden başlar.Sistemin çalışmasını daha iyi anlayabilmek için kademe kademe incelemek daha iyi olacaktır. ABS fren sistemleri prensipte aynı olmakla beraber pratikte bazı teknik farklılıklar bulanmaktadır.
Geleceğin Frenleri
Modern teknolojiler sayesinde günümüzde otomobiller kullanıcılarına daha hızlı, daha emniyetli ve daha rahat bir sürüş imkanı sağlıyor. Bu da fren sistemlerinin, aracın en önemli emniyet parçalarından biri olması nedeniyle sürekli iyileştirilmesi ve aracın yüksek teknolojiye erişmiş diğer sistemleriyle aynı teknolojide hizmet vermesini gerektiriyor.

http://ad.hepsiburada.com/advEngine.aspx?accountID=41df1820-2207-41ef-9d10-c8b14aedc6f6&categoryID=24&sizeID=8

» ABS, ASR ve FDR sistemleri arasındaki farklar nelerdir?

Anti-Blokaj Sistemleri (ABS)
1978 yılında ABS sistemleri Bosch tarafından ilk üretici olarak araçlarda kulanıldı. Günümüzde trafik güvenliği açısından önemli katkılar içermekte ve kritik fren anlarında aracın direksiyon ve sürüş güvenliğini sağlamaktadır.
Anti-Patinaj Sistemleri (ASR)
1987 yılında Bosch ilk üretici olarak ABS sisteminin daha gelişmişi olan ASR sistemini piyasaya sürmüştür. ASR sistemi ilk kalkışta ve hızlanmada, tahrik tekerleklerinin aşırı dönmesini engelleyerek, aracın güvenli hareketini sağlar. Bu sistemin diğer kısaltılmış adı ingilizce anlamından dolayı ETC (Electronic Traction Control) olarak da bilinir.
Araç Dinamik Kontrolü (FDR)
Her türlü sürüş anında güvenliği sağlamak üzere Bosch 1995 yılında FDR sistemini aktif sürüş emniyetini sağlamak üzere üretime almıştır. Özellikle virajlarda ve ani yol değişikliklerinde FDR sistemi, yıldırım hızı ile motor, şanzıman ve frene müdahale ederek aracın savrulmasını önler. Bu sistemin diğer kısaltılmış adı ingilizce anlamından dolayı DC (Vehicle Dynamic Control) olarak da bilinir.
FDR sisteminin can noktası olan “devir sensörü” havacılıktan alınmış ve Bosch tarafından otomobiller için modernize edilmiştir. Son yıllarda Bosch bu üç farklı sistemi bir ünitede topladı, bu yeni sistemi ESP (Elektronik Stabilite Sistemi) olarak adlandırdı. Bu sistem sayesinde sürüş güvenliği daha da artırıldı. Bu sistemin diğer bir avantajı da düşük maliyeti nedeniyle, sadece yüksek sınıf otomobillerde değil bundan böyle orta sınıf araçlarda da standart olarak bulunacak olması.

» Antifriz gerçeği

Kış aylarının en önemli koruyucusu olan antifrizlerle ilgili yeterince bilgi sahibi misiniz? Kış aylarında otomobiller için son derece önemli bir koruyucu olan antifriz, bilinenin aksine sadece kış mevsiminde değil 4 mevsim kullanılabiliyor.
Ünlü bir motor yağı firmasının internet sitesinde yer alan habere göre, kış aylarında otomobiller için son derece önemli bir koruyucu olan antifriz, bilinenin aksine sadece kış mevsiminde değil, 4 mevsim kullanılabiliyor. Antifrizin 4 mevsim kullanılabilmesinin nedeni ise içeriğindeki katıklarla aynı zamanda metal ve alaşımlarını paslanma ve aşınmaya karşı koruması ve kışın donmayı önlediği gibi, yazın da harareti önlemesi.

Donma noktasına dikkat
“Ne kadar çok antifriz kullanırsam o kadar çok koruma sağlarım” düşüncesi de yanlış. Donma noktası -12 derece olan saf antifriz, su ile karıştırıldığında donma noktası -65 dereceye kadar düşüyor. Ancak antifriz + su karışımında antifriz oranı arttıkça donma noktası bir dereceye kadar düşüyor, daha sonra tekrar yükseliyor. Bu nedenle doğru miktarda su ile karıştırılması önemli. Su oranı yüzde 70’i aşarsa donma yüzde 30’un altına düşüyor ve hararet tehlikesi başgösterir.

Türkiye iklim koşullarında maksimum koruma için yüzde 33 ila yüzde 50 arasında antifriz kullanımı tavsiye ediliyor. Karışım yaparken sert sulardan kaçınılması gerekiyor. Çünkü sert sular antifrizin içindeki koruyucu katıkların etkisini azaltıyor. Bu nedenle musluk suyu yerine yumuşatılmış ve distile edilmiş su kullanılması tavsiye ediliyor.
“Antifriz eklenmesi veya değiştirilmesine bomometre ile ölçüm yapıldıktan sonra karar verilmelidir” düşüncesi de antifriz kullanımında yanlış bir bilgi. Bomometre cihazı, sadece karışımdaki etilen glikol miktarını ölçer. Formülündeki koruyucuların durumu hakkında bilgi vermez. Dolayısıyla, antifrizin soğutma sistemini koruma gücünü ölçemez.

Antifirizler farklı olabilir
Antifriz değişiminin yılda bir defa yapılması gerekiyor. Ancak bu konuda en doğrusu, araç üreticisinin tavsiyesini dinlemektir.

“Bütün antifrizler birbirlerinin aynısı” olduğu görüşü de yanlış bilinenler arasında yer alıyor. Çünkü, piyasadaki antifriz ürünleri arasında büyük oranda kalite farkı vardır. OAT (organik asit teknolojisi) ile üretilen antifrizler içeriğindeki katıkların kimyasal özellikleri sayesinde hem daha uzun ömürlüdürler hem de aşınmaya karşı daha iyi koruma sağlarlar. Genel maksatlı antifrizler normalde yılda bir defa, ekleme yapılmadan değiştirilir. Gelişmiş antifrizler ise daha uzun ömürlü olduklarından 3 yıla kadar kullanılabilmektedir.

http://ad.hepsiburada.com/advEngine.aspx?accountID=41df1820-2207-41ef-9d10-c8b14aedc6f6&categoryID=24&sizeID=8

» Temel kavramlar ve motor teknolojisi

BASINÇ (P)

Birim yüzeye etki eden kuvvettir. Birimi :bar,atm,Kg/cm2 dır.
1 bar = 1 atm = 1.033 Kg/cm2
1 bar = 15 psi

ATMOSFER BASINCI

Havanın ağırlığına yer çekimi etkisidir.
Deniz seviyesinde 1,033 Kg/cm2 ye eşittir. Yaklaşık 1 Kg/cm2 olarak alınabilir. Atmosfer basıncı, deniz seviyesinden yukarıya çıkıldıkça azalır. Hava ısındıkça, genleşir ve hafifler.

VAKUM

Silindir içerisindeki basıncın, atmosfer basıncından düşük olmasına denir.

�? (W)

Bir cismin, bir kuvvet tarafından yer değiştirilmesine denir. İtme, çekme, kaldırma şeklinde olabilir. Birimi, newtonmetre’ dır. (NM) ile gösterilir.

GÜÇ (N)

Birim zamanda yapılan iştir. Birimi, newtonmetre/saniye’dir. (Nm/s) şeklinde gösterilir.

MADDE

Genel anlamda, uzayda yer kaplayan her şeye madde denir. Maddenin bir fiziksel yapıdan, farklı bir fiziksel yapıya dönüşmesine maddenin hal değişikliği denir. Suyun soğuduğunda donması, ısındığında buharlaşması gibi. Soğutma sistemlerinde; genelde su kullanıldığı için, donduğunda ve ısındığında genleşme özelliğine sahip tek madde olduğunu bilmemiz gerekir. Bu nedenle de, soğutma sisteminde antifrizli su kullanılır. Yaz-kış uygun oranlarda mutlaka kullanılması gerekir.

Maddenin genleşmesi; ısı ve sıcaklık yükseldiğinde genleşme olur. Genleşme, hacimsel bir büyümedir. Çubuk şeklindeki metal maddelerde boyuna uzama daha belirgin olarak görülür. Genleşme miktarı, malzemenin yapısına bağlıdır. Örneğin alüminyum ile döküm malzemenin genleşmesi farklıdır. Bu nedenle supap ayarı oda sıcaklığında yapılmalıdır. Mekanik ve elektriksel ölçümlerinde oda sıcaklığında yapılması gerekir.

ISI

Isı, bir enerji çeşididir. Birimi, kalori’dir. (cal) şeklinde yazılır. Genellikle Kilokalori (Kcal) olarak kullanılır.

SICAKLIK (t)

Isı enerjisi ile değiştirilebilen bir büyüklüktür. Birimi santigrat derece’dir. (‘C) ile gösterilir. Termometre ile ölçülür.

KUVVET (F)

Bir cismin, bulunduğu konumu ve şeklini değiştiren etkidir. Birimi, Newton’dur. (N) ile gösterilir.
1 Kg. = 9,81 N = 10 N
1 Kg. =0,981 daN = 1 daN

A�?IRLIK (G)

Yer çekimi kuvvetini, maddelere uyguladığı etkidir. Birimi, gram’dır. (g) harfi ile gösterilir. Daha çok Kilogram kullanılır. (Kg) ile gösterilir.

ATALET

Cisimlerin, yön ve hız değişikliklerine karşı gösterdikleri direnç’tir. Örneğin otomobilin dururken ataleti çok yüksektir. Motorun gücü; bu ataleti yenemeyeceğinden, vites kutusu yardımı ile atalet kuvvetleri yenilerek otomobil hareket ettirilir.

BEYGİR GÜCÜ (BG), (HORSE POWER) (HP)

Beygir gücü, 1 saniye de yapılan 736 Nm’lik işe eşittir.
736 Watt = 1 BG

MOMENT (TORK) (T)

Bir kuvvetin, bir cismi bir eksen etrafında döndürebilmesidir. Burma veya döndürme kuvveti de denir. Birimi, (Nm) dır. Genellikle (daNm) kullanılır.

DEVİR (rpm, d/d)

Bir cismin, belirli bir noktadan başlayarak dairesel olarak bir tur atmasıdır. Birimi, devir/dakika dır. (d/d) şeklinde gösterilir veya dakikadaki devir sayısı (rpm) olarak gösterilir.

MOTORLARDA TORK ve GÜÇ

Pistonu iten kuvvetin artması, yanma odasındaki basınca bağlıdır. Bu basınç; ana hatları ile motorun devrine, sıkıştırma oranına, silindir içerisine alınan yakıt-hava karışımının miktarına ve yanma verimine bağlıdır. Bu kuvvetin artışı, krank miline uygulanan momenti arttırır. Moment ile güç karıştırılmamalıdır. Çünkü güç, motorun iş yapma hızıdır. Motor momenti, devir yükseldikçe belli bir devire kadar artar ve bu devirden sonra, motor devri arttırılmaya devam edilirse moment azalmaya başlar. Bunun nedeni, hacimsel verimin azalmasıdır.

MOTOR

Motor, ısı enerjisini, mekanik enerjiye dönüştüren makinelere denir. Gerekli olan ısı enerjisini silindirler içerisinde meydana getiren motorlara içten yanmalı motorlar denir.

ÜST ÖLÜ NOKTA (Ü.Ö.N.) (T.D.C.)

Pistonun, silindir içerisinde çıkabildiği ve yön değiştirmek için bir an durakladığı en üst noktaya denir.

ALT ÖLÜ NOKTA (A.Ö.N.) (B.D.C.)

Pistonun, silindir içerisinde inebildiği ve yön değiştirmek için bir an durakladığı en alt noktaya denir.

KURS (STROK, PİSTON YOLU)

Pistonun, Ü.Ö.N. ve A.Ö.N. arasında hareket ettiği mesafedir. (L) ile gösterilir.

SİLİNDİR HACMİ (V)

Taban alanı ile yüksekliğin çarpımı, hacmi verir. Silindir hacminde; yükseklik kurs’tur (L). Taban alanı da (A) silindirin dairesel alanıdır.

SIKI�?TIRMA ORANI

Piston Ü.Ö.N. da iken, üzerinde kalan hacme yanma odası hacmi denir. Buna göre; sıkıştırma oranı, piston A.Ö.N. ‘da iken üzerinde bulunan hacmin, yanma odası hacmine denir. Benzinli motorlarda; sıkıştırma sonundaki basınç ve sıcaklık, yanma sonundaki basınç ve sıcaklığa ve aynı zamanda da motorun momentine de etki edecektir. Benzinin kendi kendine tutuşmasını önlemek için, sıkıştırma oranı belli bir değerden sonra yükseltilemez. Dolayısıyla; motorda kullanılacak benzinin, normal veya süper benzin olmasıda motorun sıkıştırma oranına bağlıdır.

ZAMAN

Pistonun, iki ölü nokta arasında yaptığı bir harekete zaman denir. Krank mili dönüşü, açı cinsinden dört zamanlı bir motorda bir zamanın süresi 180’ dir.

ÇEVRİM

Çevrim; bir işin meydana gelebilmesi için, geçen süredir. Açı cinsinden bir çevrimin meydana gelebilmesi için, krank milinin 720’ dönmesi gerekir.

ATE�?LEME

Sıkıştırma sonunda; yanma odasına sıkıştırılmış olan karışım, buji tırnakları arasında oluşan elektrik kıvılcımı ile ateşlenir. Kıvılcım sıcaklığı 2500 – 3000 ‘C arasında değişir. Karışım ani olarak yanmaz. Yanma ani olursa, vuruntuya neden olur. Bu nedenle, piston Ü.Ö.N. ‘ya 10’ – 12’ kadar yaklaşınca karışım ateşlenmelidir. Ateşleme avansı, piston Ü.Ö.N. ‘ya gelmeden önce verilir. Ateşleme avansının değeri, motorun devrine, sıkıştırma oranına ve kullanılan yakıt cinsine göre değişir.

DETENASYON (VURUNTU)

Yanma odasındaki hava/yakıt karışımının, kendi kendine patlamasıdır. Buji çaktıktan sonra oluşan alevin; bir alev cephesi halinde yanma odasının diğer kısımlarına ulaşmadan, başka noktalardan karışımın tutuşması sonucu detenasyon oluşur. Vuruntunun şekli, motor parçaları üzerine çekiç ile vuruluyormuş gibi etki yapar. Karbüratör ayarları, soğutma sisteminin iyi çalışması, ateşleme zaman ayarının uygun olması ve yakıtın kalitesi detenasyonu önleme çareleridir. �?ehir içinde sık sık duruş ve kalkış yapan otomobilde oluşan karbon birikintisinin fazlalığıda detenasyona neden olur. Detenasyon sonucu; piston, piston kolu, krank mili ve yataklar üzerine fazla yük biner, motor parçaları kısa sürede aşınır ve kırılır, motor gücü düşer ve yakıt tüketimi artar.

ERKEN ATE�?LEME

Yanma odasında; sıkıştırılmış karışımın, buji ateşlemeden kendi kendine yanmaya başlamasıdır. Karbon birikintisi, yanma odası hacmini küçültüp, sıkıştırma oranını arttırdığından erken ateşlemeye neden olur. Silindir kapak contasının içeri doğru taşma yapması, soğutma sisteminin yeterli çalışmaması, taşlama sonucu çok incelmiş supap tablası kenarları, rektifiye edilmiş silindirlerde, silindir ağız kenarlarının pahlanmamış olması erken ateşlemeye neden olur.

MOTOR VERİMLERİ

Alınan işin, verilen işe oranına verim denir. Verim daima %100 ‘den küçük olur. Verilen işin aynen kazanılması hiçbir şekilde mümkün olmaz. Bunun nedeni, meydana gelen kayıplardır.

HACİMSEL (VOLUMETRİK) VERİM

Emme zamanında; silindire giren karışım hacminin, silindir hacmi oranına denir. Motor gücüne ve torkuna etki eden nedenlerin başında gelir. Bu verim artarsa, motor gücü ve torku da artar. Hacimsel verim emme supabı düzenleniş şekline, havanın ve motorun sıcaklığına, atmosferik basınca, motor devrine ve gaz kelebeği açıklık miktarına bağlıdır.

MEKANİK VERİM

Karışımın silindirde yanması sonucu, oluşan güç (Pi) iç güçtür. Bu güç, krank milinden alınan çıkış gücünden (Pe) daima büyüktür. İç güç; krank milinden alınıncaya kadar piston, segman ve silindir yüzeyinde ve yataklardaki sürtünmeyi yenmek için birçok kayıplara uğrar. Mekanik verim, silindirler içinde elde edilen gücün yüzde olarak ne kadar harcandığını ve faydalı güce dönüştüğünü gösteren bir verimdir.

YAKIT SİSTEMİ

Otomobil motorlarında kullanılan yakıt sistemleri; karbüratörlü ve enjeksiyonlu sistemler olarak ikiye ayrılır. Otomobillerimizin yakıt sisteminin kumandaları; karbüratörlü olanlarda mekanik, enjeksiyonlu olanlarda ise elektroniktir.

KARBÜRATÖRLÜ SİSTEMLER

Yakıt sistemi karbüratörlü olan sistemlerin genel olarak elemanları; yakıt deposu, yakıt filtresi, yakıt pompası ve karbüratördür. Karbüratörler, yakıt ile havanın karıştırıldığı ve motorun çalışma koşullarına uygun karışımın hazırlandığı yer olmasına karşın yapısından dolayı yakıt ile havanın motorun değişik çalışma koşullarına göre homojen bir biçimde karışmasını tam olarak sağlayamaz. Bu yüzden; teknolojinin gelişimi ile karışımın nasıl daha iyi hazırlanabildiği hava/yakıt karışımının silindirde sıkıştırma sonunda buji ile ateşleme yapan motorlarımızda, karbüratörlü sistemler dışında, benzini püskürten enjeksiyon sistemleri kullanılmıştır.

ENJEKSİYONLU SİSTEMLER

Enjeksiyonlu sistemlerin yakıt sistemi karbüratörlü olan sistemlere göre farklı olan elemanları yakıt deposu ve yakıt deposu içerisinde bulunan elektrikli yakıt pompası, emme manifoltu üzerinde bulunan enjektör gövdesi bünyesinde yer alan enjektör ve yakıt basınç regülâtörüdür. Sistemde bulunan elektrikli elemanların çalışması; elektronik bir kontrol ünitesi tarafından, motorun devrine ve yüküne bağlı olarak, sensorlardan gelen bilgiler doğrultusunda kontrol edilir. Enjektörler benzini çok küçük damlacıklar halinde zerreleştirme görevini yerine getirirler. Motorun düzenli şekilde çalışması için, hava/yakıt karışımının hazırlanması bakımından karşılanması gerekli olan koşullar esas olarak şunlardır;
1-Gereksiz yakıt tüketiminin önlenmesi ve yanmayı garanti altına almak için, hava/yakıt oranı olabildiğince stokiyometrik değerde tutulmalıdır.
2-Karışım, mümkün olduğu kadar homojen oluşmalıdır.

ENJEKSİYON SİSTEMLERİNİN, KARBÜRATÖRLÜ SİSTEMLERE GÖRE ÜSTÜNLÜKLERİ

1-Motorun değişik çalışma koşullarına göre (motor sıcaklığı, emme manifoltuna giren havanın sıcaklığı, emme manifoltu vakumu, yanma odasına giren havanın ağırlığı, motor devri, egzoz gazı içerisindeki oksijen miktarı, gaz kelebeğinin pozisyonu) çalışma veriminin yüksek olmasıdır.
2-Uzun süre bakım, onarım ve temizliğe gerek duyulmamasıdır.
3-Enjeksiyon sisteminin kullanıldığı otomobil, ekolojik olmaya uygundur.

ENJEKSİYON SİSTEMİNİN GENEL OLARAK GÖREVLERİ

1-Püskürtme sürelerinin ayarlanması
2-Soğukta harekete geçmenin kontrolü
3-Hızlanma sırasında yakıt zenginliğinin kontrolü
4-Yavaşlama sırasında yakıtın kesilmesi
5-Motor rölanti hızının kontrol ve yönetimi
6-Maksimum devrin sınırlandırılması
7-Lambda sensörü ile yanmanın kontrolü
8-Kendi kendine arıza teşhisi

EMİSYON SİSTEMLERİ

Emisyon kontrol sistemi atmosfere yayılan zehirli gazların emisyonunun sınırlandırılmasına yönelik elemanları içermektedir.
Aracın neden olduğu temel emisyonlar şunlardır;

1- Egzoz emisyonu: Sonda Lambdalarla motordan çıkan gazların uygunluk kontrolünü yapar.

2- Motor bloğu buhar/gaz emisyonları: Sistem hava, yakıt buharı, piston segmanlarından sızan yakıt gazlarından ve yağ buharından oluşan karışımın motor bloğu tarafından emilimini kontrol eder ve bunların motor tarafından yeniden emilerek yakılmasını sağlar.

3- Besleme devresi yakıt buharı emisyonu: Buharlaşmayı önleyen sistem depoda oluşan az orandaki hidrokarbonla meydana getirdiği yakıt buharının atmosfere yayılmasını engeller.

http://ad.hepsiburada.com/advEngine.aspx?accountID=41df1820-2207-41ef-9d10-c8b14aedc6f6&categoryID=24&sizeID=8

Yola Çıkarken Dikkat Edilecek Hususlar

Yola Çıkarken Tavsiyeler

http://ad.hepsiburada.com/advEngine.aspx?accountID=41df1820-2207-41ef-9d10-c8b14aedc6f6&categoryID=24&sizeID=8

» Lastiklerin havasını kontrol edin
» Yedek lastiğinizi kontrol edin
» Lastik diş derinliklerine bakın
» Rot-Balans ayarlarınızı kontrol ettirin
» Frenleri kontrol ettirin
» Radyatördeki antifiriz miktarını ölçtürün
» Silecek lastiklerine bakın
» Silecek suyunu tamamlayın
» Motor yağını kontrol edin
» Elektirik aksamını kontrol edin(uzun/kısa far; sinyaller; stop lambaları; park/gabari)
» Araç altına mutlaka göz atın. Yağ ve su kaçağı varmı kontrol edin.

http://ad.hepsiburada.com/advEngine.aspx?accountID=41df1820-2207-41ef-9d10-c8b14aedc6f6&categoryID=24&sizeID=8

Otomobil Yaz Bakımı

Otomobilinizin Yaz Bakımı

http://ad.hepsiburada.com/advEngine.aspx?accountID=41df1820-2207-41ef-9d10-c8b14aedc6f6&categoryID=24&sizeID=8

» Soğutma sistemini kontrol edin
» Aracınızın soğutma suyunu gözden geçirin. Azalmışsa tamamlayın.
» Hortumların sızıntı yapıp yapmadığını kontrol edin. Termostat, soğutma fanı, devirdaim pompası ve V kayışını denetleyin.
» Klimanızın bakımını ihmal etmeyin. Yazın en çok ona ihtiyacınız olacak.
» Klima gazının basıncını kontrol edin. Basınç azalmışsa yeniden dolum yaptırın.
» Frenler ihmale gelmez.
» Öcelikle fren hidroliğini kontrol edin gerekirse değiştirin.
» Fren balataları ve fren disklerini de gözden geçirin aşınan parçaları yenisiyle değiştirin.
» Motor yağına dikkat!
» Motor yağı azalmışsa tamamlayın, eskimişse değiştirin.
» Lastik basınçlarını kontrol edin.
» Cam suyunu tamamlayın
» Cam silecekleri ve fıskiyelerini kontrol edin gerekirse değiştirin. Eksilen cam suyunu tamamlayın.

http://ad.hepsiburada.com/advEngine.aspx?accountID=41df1820-2207-41ef-9d10-c8b14aedc6f6&categoryID=24&sizeID=8

Otomobil Kış Bakımı

Otomobilinizin Kış Bakımı

Kış mevsimi sürücüler için en zorlu dönemdir. Öncelikle bu aylarda zamanda da otomobilinizin bakımını ihmal etmemeniz gerekir. Bu nedenle sizlere bir kaç faydalı öneride bulunmak istedik.

Akü: Otomobilin bütün sistemlerinin güç kaynağı olan akü kış aylarının en çok baş ağrıtan parçası. Çünkü akü kış aylarında gerek farların, kaloriferlerin ve diğer elektrik ihtiyacı duyan sistemlerin çok çalışması nedeniyle daha fazla yük taşıdığı için özelliğini yitirebiliyor. Bu nedenle akünün voltaj ve şarj gücünü ölçmek gerekiyor. Akü kapağı açılarak saf suya ihtiyaç duyup duymadığını öğrenmek mümkün. Gerektiğinde biraz saf su ilave edilir.

http://ad.hepsiburada.com/advEngine.aspx?accountID=41df1820-2207-41ef-9d10-c8b14aedc6f6&categoryID=24&sizeID=8

Antifriz: Artık yaz ve kış sürekli kullanılması önerilen antifriz radyatör soğutma suyunun donma ve ısınma derecesini düzenleyen bir kimyasal.
Antifriz bomametresiyle radyatör suyundaki antifrizin etkisi ölçülür. Gerekirse soğutma suyuna biraz antifriz ilave edilir ya da su tamamen boşaltılarak yeniden antifriz ve su eklenir.

Silecekler ve fıskiyeler: Yaz aylarında güneşin de etkisiyle deforme olan silecek lastikleri ve fıskiyeler çalıştırılarak kontrol edilmelidir. Eğer silecekler püskürtülen suyu iz bırakmadan temizliyorsa bir sorun yok demektir ancak iz bırakıyorsa lastiklerinin degiştirilmesi gerekiyor. Fıskiyeler de püskürtmede püskürtme yönünde bir sorun olup olmadığına göre ya temizlenmeli ya da ayarlanmalıdır.

Farlar: Kışın erken kararan hava nedeniyle yaz aylarına göre farlar daha fazla kullanılır. Farlar, iyi bir görüş için gerek yükseklik gerekse yan açılar olarak kontrol edilmelidir. Bir sorun varsa gerekli ayarlar yapılmalı ve ampuller değiştirilmelidir.

Lastikler: Otomobili ve dolayısıyla içindekileri yola bağlayan lastikler kış aylarında kilit rolü üstlenmektedir. Bu nedenle lastiklerin gözle ve ilgili cihazlarla diş derinliğinden yüzeyine kadar kontrolleri yapılmalıdır. Eğer lastikler kış koşullarında sorun çıkaracak gibi görünüyorsa mutlaka değiştirilmelidir.

Frenler: Aracın güvenliğiyle ilgili bir önemli nokta da fren balataları. Bunlar kış öncesi kontrol edilir ve gerekiyorsa değiştirilmelidir.

Motor yağı: Aracın kalbi olan motorun verimli çalışabilmesi için çok önemli bir rol üstlenen motor yağının da kış başlamadan önce kontrolünde fayda var. Eğer yağ çubuğun üzerinde belirtilen sınırların altındaysa mutlaka ekleme yapılmalı ya da periyodik değişim kilometresi geldiyse yağ değiştirilmelidir.

Hava filtresi: Yanma odasına giden havanın süzgeci rolünü üstlenen hava filtresi yaz aylarında artan toz miktarıyla birlikte daha kısa ömürlü olabilir. Bu nedenle hava filtresi de kontrol edilerek gerekiyorsa değiştirilmeli ve yanmanın daha sağlıklı olması sağlanmalı.

http://ad.hepsiburada.com/advEngine.aspx?accountID=41df1820-2207-41ef-9d10-c8b14aedc6f6&categoryID=24&sizeID=8